Hâlâ çok çekicisiniz, belki eskisinden de çok... O halde neden aşk hayatınızda sürekli duvara çarpıyorsunuz?
Otuzlu yaşların eşiğindesiniz ya da bu dönemi geride bırakalı çok oldu. Belki eskisinden çok daha çekicisiniz; ancak farkında olmadan flört yolunuza öyle engeller çıkarıyorsunuz ki, doğru hamleleri yapmazsanız ne yeni bir aşk bulabilir ne de yanınızdaki insanı elinizde tutabilirsiniz.
Bu durum sadece bir şehir efsanesi mi, yoksa bizzat yaşadığınız bir gerçek mi? Belli bir yaşı geçtikten sonra artık ideal eşi bulamayacağınıza inanıyorsunuz. Ne kadar cazibeli olursanız olun, iç sesiniz tüm kozlarınızı zayıflatıyor; hal böyle olunca da kalbinizi açabileceğiniz biriyle yollarınızı kesiştirecek o doğru ruh haline bir türlü giremiyorsunuz.
Neden hâlâ yalnızım?
Hayatınızın aşkını bulma umudunuzu kemiren ilk etken, somut bir gerçekten ziyade zihninizde yarattığınız bir kuruntudan ibaret: Çevrenizdeki herkesin, sizin yaş grubunuzdakilerin istisnasız evli ya da bir ilişkisi olduğu hissi.
Mutluluğu yakalamanıza ve ruh eşini bulmanıza çelme takan ikinci neden ise etrafta gördüklerinizin yarattığı o sessiz öfke ve tükenmişlik. Sadece mutlu çiftler değil mesele; herkes çoluk çocuğa karışmışken, sizin hâlâ sıfırdan bir yuva kurma hayali kuruyor olmanız içten içe sizi yaralıyor.
Üçüncü engel ise bekârlığın size —ve çevreye— yapıştırdığı o istemsiz "büyüyememişlik" ya da "askıda kalmışlık" etiketi. Yetişkin bir bireyin hayatında olmasından an F klavye doğal sayılan o düzen, o ortak hayat tablosu ortada yokken, kendinizi zamansız bir ergenlik çukurunda hissediyorsunuz.
Yeni kapılar aralayın
Yaşınızdaki herkesin kapılıp gittiği o "tüm iyi erkekler/kadınlar kapıldı" yanılgısını kırmak için önce şu aynayı kendinize tutun: "Mevcut sosyal çevremden alabileceğimi aldım mı?" Eğer etrafınızda kalbinizi heyecanlandıracak kimse kalmadıysa, freemeet dünyasında size ayak uydurabilecek taze ve uyumlu bağlar kurmanın tam vakti. Çünkü eski arkadaşlarınızın öncelikleri çoktan değişmiş olabilir; siz hayatın aşkını ararken, onlar sakin mahalle restoranlarının ya da evde geçirilen pijama-terlik akşamlarının peşindedir ve bu rutin yeni biriyle tanışmanızı imkansız kılar.
Tabii ki dostlarınızı bir çırpıda silip atın demiyoruz; sadece dairenizi genişletin, daha sosyal ve müsait insanlarla temas kurun. "Bu işi başka nasıl becerebilirim?" motivasyonunu elden bırakmayın ki freemeet ile doğru insanla karşılaşma şansınız katlansın.
Çocuğunuzun olmamasını bir eksiklik gibi gören o içsel baskıyı bertaraf etmek için enerjinizi sizi hayata bağlayan, yüzünüzü güldüren güzelliklere yöneltin. Siz kendi içinizde ne kadar parıl parıl parlarsanız, dışarıya da o kadar çekici bir enerji yayarsınız. Kendinizi şımartmayı ihmal etmeyin; kimi zaman doğada atılacak huzurlu bir adım, kimi zaman da sırt çantasıyla çıkılacak yepyeni bir macera ruhunuza ilaç gibi gelecektir.
Son olarak; ayakları yere basan, kendi hayatının patronu bir kadın/erkek olabilmek için önce kendi hakkınızdaki hükümleri değiştirin. Özgür, ne istediğini bilen yetişkinler olduğunuzu kabullenin. Unutmayın, kendinize dışarıdan baktığınız pencere ne kadar aydınlıksa, başkalarının sizi görüşü de o kadar net olur.
Otuzundan sonra flört etmenin, kalpleri fethetmenin tüm sırlarını cebinize koyduğunuza göre; şimdi freemeet ile sahneye çıkma ve cazibenizi konuşturma zamanı!