Ayrılıkların arkasındaki senaryolar hep aynıdır. İlişkileri çıkmaza sokan o 5 temel sebebifreemeet için masaya yatırdık.
İlişkilerin çıkmaza girmesindeki sebepler genelde hep aynıdır; freemeet ekibi olarak, bu ortak sorunları net bir şekilde görebilmeniz için en yaygın 5 nedeni masaya yatırdık.
Öfkeye yenik düşmek
Diyelim ki partneriniz sizi adeta deliye döndüren, hiç hoşlanmadığınız bir cümle kurdu. Önünüzde iki yol var: Ya anlık bir öfkeyle fevri davranıp (sevgilinizin bavullarını kapının önünde bulma riskini göze alarak) patlarsınız ya da bir adım geriye çekilip "Acaba bana neden böyle söyledi?" diye düşünebilirsiniz.
Hani hep derler ya, "Bin ölçüp bir biçmeli" diye. Düşünmeden hareket etmek, asla aklınızdan geçmeyen, sonradan bin pişman olacağınız şeyler söylemenize ve nihayetinde ilişkinin bitmesine yol açabilir.
Olay anında durup sakinleşmeyi seçtiğinizde, aslında uzun soluklu bir ilişkinin en temel amacına ulaşırsınız: Kendinizi daha yakından tanımak.
Rutin batağı
İlişkilerde bir süre sonra kaçınılmaz olarak tekdüzelik, yani namıdiğer rutin baş gösterir.
Bu durum tek başına bir felaket değildir; yeter ki alışkanlıklarınızın esiri olmayın. Eğer her cumartesi akşamı aynı mekâna gidip hep aynı siparişi veriyor, çevrenizde hep aynı simaları görüyorsunuz ya da her akşam eve gelip koltuğa uzanarak sadece TV izliyorsanız, ilişkinizi yavaş yavaş ve emin adımlarla öldürüyorsunuz demektir.
Partnerinize ve ilişkinize karşı merak duymayı bıraktığınız an, aranızdaki tutkunun da sönmeye başladığı andır.
Yatak odasının dışındaki rutinlerinizi kırmak için kendinizi zorlayın; göreceksiniz ki bu, içerideki ateşi de yeniden harlayacaktır.
Yersiz kıskançlıklar
Sayısız ilişkinin sonunu getiren başrol oyuncusu genelde kıskançlıktır. Hayatta kim sevgilisi hakkında en az bir kez şüpheye düşmemiştir ki?
Ne yazık ki kıskançlık duygusunu söküp atmak o kadar da kolay değildir; çünkü bu duygu çoğunlukla aradaki bağın çoktan zedelendiğinin bir göstergesidir.
Eğer partnerinize olan inancınızı yitirdiyseniz bu bataklıktan tek başınıza çıkamazsınız. Aranızda acilen dürüst bir iletişim köprüsü kurmalısınız, aksi takdirde ayrılık çanları çoktan çalmaya başlamıştır demektir.
Boğucu birliktelikler
Yirmidört saat yapışık yaşanan ilişkiler daha baştan çıkmaza girmeye mahkumdur. Sağlıklı bir ilişkinin en önemli kuralı, tarafların kendilerine ait bir alan bırakmasıdır.
Bazen farkında bile olmadan, partnerimizin alanına fazla müdahale edip göz açtırmayabiliyoruz.
Herkesin kendi sınırlarına sahip olması ilişkiyi ayakta tutar; aksi takdirde kesin bir séparation (ayrılık) kaçınılmaz hale gelir.
Bireysel olarak biraz alan yaratmak, akşam birbirinize anlatacak taze hikayeleriniz olması ve dolayısıyla rutinden kaçmanız için harika bir fırsattır.
İlgi ve şefkat noksanlığı
Bir ilişkide sevgi ve ilgi gösterilmemesi genellikle yukarıda bahsettiğimiz tüm bu hatalı davranışların bir sonucudur.
Tabii ki monotonlaşan bir cinsel hayat ve fiziksel temas eksikliği bazen tamamen bizden kaynaklanabilir; zihnimizdeki olumsuz vesveseler arzularımızı özgürce yaşamamıza engel olur.
Örneğin içten içe bu isteksizlikten ötürü suçluluk duyabilirsiniz. Oysa partnerinizle aranızda açık, filtresiz ve samimi bir iletişim varsa bu düğüm çözülür; hem birbirinizi çok daha iyi anlarsınız hem de bağınız güçlenir.
Özetle; ne kadar net konuşursanız, cinsel hayatınız ve genel uyumunuz o kadar şahane olur, fena mu kulağa geliyor?