Flört ve Tanışma

Kızla Tanışma Taktikleri: Ortamlarda Yürürün Yolları

6 dk okuma freemeet
Kızla Tanışma Taktikleri: Ortamlarda Yürürün Yolları

Yabancı sitelerde 'opening' denen o kritik ilk hamleyle karşınızdayız. Favori flört taktiğiniz ne olursa olsun, sonunda bir kızın veya grubun yanına gitmeniz şart. Neden söze tanışma teknikleriyle başlıyoruz? Çünkü yıllardır gözlemlediğim kadarıyla...

Flört dünyasına giriş niteliğindeki bu ilk yazımızda, yabancı kaynaklarda opening olarak geçen tanışma hamlelerini ele alıyoruz. Hedefleme stratejiniz ne olursa olsun, nihayetinde ister tek bir kadınla ister bir grupla ilk teması kurmak zorundasınız.

Peki neden söze ilk olarak tanışma taktikleriyle başlıyoruz? Çünkü son yıllarda edindiğim tecrübeler bana erkeklerin yüzde 90'ının şu iki klasik hataya düştüğünü gösterdi:

Doğrudan iltifat etmek. Mesela: "Pardon, aşırı tatlı olduğunu söylemeden geçemedim." Elbette bu yöntem pekala sonuç verebilir; zaten yazının ilerleyen kısımlarında buna da değineceğiz. Buradaki can alıcı nokta, demir gibi bir özgüvene ve kusursuz bir beden diline ihtiyaç duymanızdır ki maalesef acemilerin çoğunda bu eksiktir.

Kritik klişelere sığınmak. Tanışmadan önce içki ısmarlamak gibi modası geçmiş alışkanlıklar bunlardan biridir. Eğer bu sizin tarzınızsa, vakaların neredeyse yüzde 99,9'unda hüsranla sonuçlanan bu kötü huyu derhal bırakın.

Tüm bunları netleştirdiysek, sahada en çok işe yarayan tanışma stillerine geçebiliriz:

İşlevsel tanışma

En pratik yöntemdir. Karşı tarafa "Saat kaç acaba?" ya da "Şuraya nasıl gidebilirim?" gibi sıradan bir bahane sunmaktan ibarettir.

En büyük artısı, istisnasız her durumda sonuç vermesidir; neredeyse her kadın bu soruya tereddütsüz yanıt verir. Dezavantajı ise sohbeti derinleştirmekte zorlanabilmeniz ve diyalogu normal bir akışa sokmanın bazen meşakkatli olabilmesidir.

Yine de bir mekana girdiğinizde buzları eritmek adına harika bir başlangıçtır. Özellikle yurt dışındaysanız mükemmel bir silahtır; yabancı dilde soru sormak bile otomatik olarak nereli olduğunuz gibi keyifli bir sohbet konusunu tetikler.

Fikir danışmak

Bu taktik, bir gruba doğrudan "Sizce de şöyle değil mi?" edasıyla yaklaşmayı kapsar. Teorik olarak akla gelebilecek her şeyi sorabilirsiniz; tamamen yaratıcılığınıza kalmış! Yalnız, "evet" ya da "hayır" diye kestirip atılabilecek kapalı uçlu sorulardan uzak durun, yoksa sohbeti canlandırmakta tıkanabilirsiniz.

Özellikle yeni başlayanlar için bu yöntemi şiddetle tavsiye ederim. Çünkü ortamdaki herkese eşit mesafede yaklaşarak gruba yabancı ve tehlikeli olduğunuz hissini baştan silersiniz (klasikleşmiş "Sana bir kokteyl ısmarlayabilir miyim?" repliğinin yarattığı o yapay gerginlik burada yoktur).

Birkaç pratik örnek:

"Şu arkadaşım Burak (yanınızdaki dostunuzu işaret ederek) az önce sevgilisinden ayrıldı. Sizce en yakın arkadaşıyla sevgili olmak için ne kadar süre beklemeli?"
"Sizce flört ederken öpüşmek aldatmaya girer mi?" (biraz klasik ama her daim iş yapar)

Durumsal hamleler

Uygulaması son derece basittir: Ortamda o an olup biten herhangi bir detayı koz olarak kullanırsınız. İçtikleri kokteyl, fonda çalan parça vb. her şey malzeme olabilir. Kulağa epey kolay gelse de dikkat etmeniz gereken iki husus var:

Bu strateji, flört tekniklerinden bîhaber olan sıradan insanlar tarafından da sıklıkla kullanılır. Dolayısıyla sıradanlıktan sıyrılıp olabildiğince özgün olmaya gayret edin.

Bu yaklaşımda kural bir: Anı yakalayın ve doğaçlama hareket edin. Gözünüze kestirdiğiniz o kadına uyumlu bir detay çarptığında, tek bir saniye bile düşünmeden harekete geçin.

Evrensel açılış

Hiçbir özel teknik kullanmadan söze girme sanatı. Hatırlarım da, baştan çıkarma sanatına yeni adım atan dostlarıma fikir sorma tekniklerini anlattığımda bana hep şu soruyu sorarlardı: "Tamam da... kadına ne diyeceğim?"

Eğer siz de sahaya indiğinizde aynı tıkanıklığı yaşıyorsanız, bu yöntem tam size göre. Hazır mısınız? Ağzınızı bıçak açmadığı o kritik anlarda sizi her seferinde kurtaracak o sihirli cümle:

"Selam."

Bütün mesele bu. Fakat burada çok büyük bir uyarı yapmam gerekiyor: Bu cümlenin işe yaraması için çelik gibi bir özgüvene ve kusursuz bir beden diline sahip olmanız şarttır.

Doğrudan ve net yaklaşım

Geldik en iddialı ve cesur yönteme: Doğrudan tanışma. Bu tarz hamleler tam olarak şuna benzer:

"Bakışların beni büyüledi, gelip seninle tanışmam şarttı."
"Şu an bu odada gerçekten dikkatimi çeken tek kadın sensin."

En yüksek dönüşü alabileceğiniz yol bu olduğu gibi, en riskli olanı da budur. Çünkü karşıdaki insan sizin hakkınızda hiçbir şey bilmemektedir; ortada sadece dış görünüşünüz ve kurduğunuz o iddialı cümle vardır. Kararı anında verecektir. Dolayısıyla bu tarzda yürüyecekseniz, beden dilinizin ve duruşunuzun kusursuz olması hayati önem taşır.

Tanışma korkusunu kökten yok edin

Çoğu yeni meraklının duvara çarptığı ilk engel, reddedilme endişesinden kaynaklanan o derin tedirginliktir. İşler genelde kısır bir döngüye evrilir: Gözünüze kestirdiğiniz o grubu görürsünüz, yaklaşmak için adımlarsınız ama tam o kritik saniyede beyniniz bahaneler üretmeye başlar: "Zaten pek de güzel değilmiş", "Hiç lüzumu yok", "Yanındaki kesin sevgilisidir". Sonuç? Adım atmazsınız. Motivasyonunuz düşer, bir sonraki gruba gitmek sizin için daha da zorlaşır ve yine vazgeçersiniz. Bir süre sonra o enerjiyi tamamen kaybedersiniz.

Peki zihnimiz neden bu saçma sapan bahaneleri üretip durur? Aslında bu, beynimizin bizi yabancı bir grupla iletişime geçmek gibi konfor alanımızın dışındaki gerilimli ortamlardan korumaya çalışan ilkel bir savunma mekanizmasıdır. Tıpkı bungee jumping yapmadan hemen önce kalbinizin attığı o an gibidir.

Bu döngüyü nasıl kıracağız? Sırrı kelimenin tam anlamıyla takmamakta yatıyor. Kendine güvenen, kim olduğunu ve ne istediğini bilen bir adamsınız, değil mi? Gelin en kötü senaryoyu hayal edelim: Yaklaştığınız her gruptan tersarlandınız ve akşamınız mahvoldu. Hayatınızın en kötü gecelerinden biri oldu bile diyebiliriz. Peki bu durum sizin kim olduğunuzu değiştirdi mi? Tabii ki hayır.

İşte tam da bu yüzden her ortama sonuçtan tamamen bağımsız ve rahat bir kafayla girmelisiniz. Bu yaklaşım sadece o performans kaygısını sıfırlamakla kalmaz, aynı zamanda kadınlar üzerinde MÜTHİŞ derecede çekici bir aura yaratır.

Grup dinamiklerini yönetmek

Pek çok tanışma taktiğinin düştüğü temel yanılgı, etrafta sadece tek bir kadın varmış gibi hareket etmektir. Ciddi olalım, barda veya kulüpte tek başına oturan bir kadına ne sıklıkta rastlıyorsunuz? Neredeyse hiç.

Dolayısıyla gruplarla iletişim kurmayı mutlaka öğrenmelisiniz. İlk altın kural: Asla doğrudan karşıdan, mekanın öbür ucundan gözlerini dikerek yürümeyin. Bu hamle fazlasıyla baskıcıdır ve anında duvara çarpmanıza neden olur. Her zaman yan açıyla yaklaşın, omzunuzun üzerinden doğal bir tonda konuşun ve asla gruba doğru kamburlaşarak eğilmeyin. Bütün grubun rahatça duyabileceği tok bir ses tonu kullanın; evde bunun provasını yapabilirsiniz.

İkinci sık yapılan hata, dikkati tamamen hedefteki kadına verip grubun geri kalanını yok saymaktır. Mekanda 5 kişilik bir kız grubuna yanaştığınızı ve hedefinizle harika bir uyum yakaladığınızı hayal edin. Her şey yolunda görünüyor, ancak bir saat sonra mekan kapanıyor ve grup dağılıyor. Masadaki diğer kişilerle hiç bağ kurmadığınız için, telefon numarasını bile alamadan ortada yapayalnız kalakalırsınız.

İşte bu yüzden hedefiniz kim olursa olsun, açılış cümlenizi erkekler dahil TÜM gruba yöneltin. Hatta daha da joker bir taktik vereyim: Hedefinize doğrudan odaklanmayın. Gruptaki en çekici kadın doğal olarak hedefinizdir, ancak önce onun yanındaki daha az dikkat çekici arkadaşına hitap edin. Bu hamle, hayatı boyunca hep ilk odak noktası olmaya alışmış olan asıl hedefinizin dengesini sarsacaktır.

Sırada ne var?

Artık sıradan bir tanışmayı akıcı ve keyifli bir sohbete evriltme vakti. Ancak bu konunun detayları bir sonraki yazımızın konusu olacak. O zamana kadar bol bol sahne provası yapın!

Bu makaleyi paylaş

Bu yazıyı beğendin mi?