Çift Hayatı

Kıskançlık Aşkın Belirtisi mi, Yoksa Kuruntu mu?

3 dk okuma freemeet
Kıskançlık Aşkın Belirtisi mi, Yoksa Kuruntu mu?

Kıskançlık… İçten içe yakan kor gibi! "Seviyorsa kıskanır" lafını kaç kez duyduk kim bilir? Oysa bu klişe, kıskançlığı ilişkinin fıtratında varolan masum bir şeymiş gibi göstermeye bayılır. Deneyimler bize bunun aşkla uzaktan yakından ilgisi olmadığını, işin aslı... neyse

Kıskançlık... Ruhumuzu kavuran bir kor! "Çünkü seviyoruz, bu yüzden kıskanıyoruz" cümlesini bugüne dek kaç kez işittik kim bilir? Oysa bu inanış, ilişkilerdeki kıskançlığı adeta kaçınılmaz ve olağan bir kural gibi gösteriyor.

Yılların getirdiği deneyimle çok net söyleyebilirim ki kıskançlık sevgiyle değil, bizzat korkuyla beslenir. Durumu doğru adlandırmak gerekirse: "Onu kaybetmekten korktuğum için kıskanıyorum." Fark ettiyseniz, sorumluluğu üzerimizden atan o genel "biz" kelimesi yerini bireysel "ben"e bırakıyor; böylece meselenin özündeki korku gerçeği ve özellikle de kıskançlıkla boğuşan kişinin iç dünyasında kopan fırtınalar gün yüzüne çıkıyor.

Bu ufak bakış açısı değişimi, romantik kıskançlığın temelinde derin bir güvensizlik hissinin, yani korkunun yattığını gözler önüne seriyor. Malum, partnerini kaybetme endişesi kişide zamanla yıkıcı boyutlara ulaşabilen bir huzursuzluk yaratır. Peki, doğası gereği bu kadar soyut olan bir duyguyu, yani kıskançlığı tam olarak anlamadan üzerine nasıl konuşabiliriz?

Aslına bakarsanız kıskançlık, sahip olma arzusuyla harmanlanmış bir imrenme halidir. Yani başkasında olanı isteme dürtüsüyle tetiklenir. Hayatınızda başka bir adamın ya da kadının arkadaşını baştan çıkarma gibi bir niyetiniz var mı? Cevabınız "hayır"sa, yaşadığınız bu duygunun temelinde kendinize ve/or partnerinize olan güveninizin sarsılmış olması yatar. Zedelenmiş bir özgüven ise beraberinde kocaman bir hüzün ve aşkın doğasına tamamen aykırı davranışlar getirir.

Bu nokta hayati önem taşır; çünkü ilişkileri içten içe kemiren ve nihayetinde bitiren şey tam da bu yersiz şüphelerdir. Ömrü uzun olan ilişkilerin harcı güvenle karılmıştır ve bu güven, her gün üzerine koyularak inşa edilir.

Sıkça duyduğum bir diğer büyük yanılgı da sevginin derecesinin kıskançlık ile ölçülebileceği safsatasıdır. Bu tamamen yanlıştır; aşık bir kadının sevgisini kanıtlamak için kıskançlığın o yıpratıcı girdabında boğulması asla şart değildir.

Kıskançlık ve siz

Eğer kıskançlık zihninizi sürekli meşgul ediyor ve sizi esir alıyorsa, bunu sakın normal karşılamayın; çünkü aşk ıstırapla değil, huzur ve mutlulukla el ele gider. İçinizde o kıskançlık kıvılcımını hissettiğiniz an, bilin ki en başta kendi öz saygınız ve buna bağlı olarak partnerinize olan inancınız dip yapmış durumdadır.

Her koşulda kendi ruh sağlığınızı seçin; çünkü kıskançlık geçtiği yeri yakıp yıkar, sizi sadece yıpratmakla kalmaz, aynı zamanda kendi karanlık sarmalına çeker. O kriz anlarında mantıklı kararlar almak pek kolay olmaz, zira kıskançlık bir kez zihni ele geçirdi mi tüm iradeyi devre dışı bırakır.

Eğer birlikte olduğunuz insanla ilgili kafanızda kuruntular varsa, durun ve "Bunun somut, mantıklı bir sebebi var mı?" diye sorun kendinize. Şüpheler insanı içten içe kemirip tükenmeye mahkûm eder. Hayal gücünüzün senaryolar yazmasına izin vermek yerine sadece elinizdeki somut gerçeklere odaklanın. Unutmayın ki hayal dünyasının ardına takılmak, ilişkinizi felakete götüren en kestirme yoldur.

Şimdi partnerinize şöyle bir dışarıdan bakın ve dürüstçe değerlendirin: Gerçekten kıskanmak için haklı sebeplerim var mı, yoksa ortada fol yok yumurta yok mu? Eğer haklı gerekçeleriniz varsa, kendi huzurunuz ve geleceğiniz için gereken adımı atmak artık size kalmıştır.

Yok eğer ortada hiçbir neden yokken kıskançlık yakanızı bırakmıyorsa, ilişkinizi daha sakin ve dengeli yaşayabilmek için acilen özgüveninizi tazelemeniz gerekir. Peki ama kıskançlığı kökten yok etmek için önce özgüveni nasıl yeniden inşa edeceğiz?

Atacağınız ilk adım, sahip olduğunuz tüm güçlü ve olumlu yönlerin bir listesini çıkarmak olmalı. Kendi değerinizin farkına varmanız, kendinize olan inancınızı katbekat artıracaktır. Kazandığınız bu özgüven, ruhunuza öyle bir içsel huzur verecek ki, kıskançlık kendiliğinden hayatınızdan uzaklaşacak.

Kıskançlık bir kader değildir, ondan kurtulun!

Eğer bu duygu hayatınızı kabusa çeviriyorsa, bu zincirleri kırmak tamamen sizin elinizde. Bu süreçte atılacak en önemli ilk adım, kıskançlığı tüm çıplaklığıyla kabul edip tanımaktır. Ardından, bu kıskançlığı hafifletecek ya da hayatınızdan tamamen kazıyacak doğru hamleleri planlamak gerekir.

Kendi gücünüzün farkına varmak, klişeleşmiş yanlış düşünceleri bir kenara bırakmak ve ruhunuzu özgürleştirmek mutlu bir aşkın en temel anahtarıdır. Daha huzurlu ve dengeli bir ilişki için özgüveninizi tazeleyin, kıskançlığa hayatınızda yer bırakmayın!

Bu makaleyi paylaş

Bu yazıyı beğendin mi?